Eğitim-öğretim kurumlarımızda eğitim alan öğrenciler için kıyafet serbestliği senelerdir tartışılır oldu. Hatırlarsanız bundan seneler önce gazeteci-yazar Ali Kırca 'nın sunduğu Siyaset Meydanı 'na bile konu olmuş olan bu durum, ister istemez Türkiye 'nin gündemine daha önceleri de gelmiş, fakat karar değişmemişti. Tabii ki bu, 2002 yılından önce idi.
Şimdi gelelim asıl olaya, yani devlet okullarında öğrenim gören öğrencilerin tek tipten, kıyafet serbestliliğe geçişine: Fark ettiyseniz ki -maalesef Türk Milleti biraz geç anlar- Atatürk 'ün yaptığı tüm devrimler sırayla yıkılıyor. Buradaki amaç, gelecek nesillere, Atatürk sevgisini ve devrimlerini sindirmemek, ama asıl amaç; türban, çarşaf, saç, sakal, cübbe serbestliği... Kısaca batıcılıktan bahseden hükümet, öğrenciler arasında eşitsizlik olacağını neden göremez? Gelişmiş ülkelerde bu; insan eşitsizliğine, kısaca insan ayrımına yol açtığı için, nerdeyse bütün gelişmiş ülkeler Mustafa Kemal Atatürk 'ün bundan onlarca sene gerçekleştirmiş olduğu devrimi baz alır. Peki neden, Türkiye bu örnek devrimle bütünleşmişken, diğer gelişmiş ülkelere karşı övünmez de bu devrimi silip atar? Dediğim gibi amaç saman altından su yürütmedir. Bu ülke batılı güçler tarafından senelerdir bölünmeye çalışılmış, kısmen de bölünmüştür; Sağcı-Solcu, Alevi-Sunni, Türk-Kürt, Lâik-Müslüman(sanki lâik olan müslüman değilmiş gibi), şimdi de Zengin-Fakir-Dindar-Dindar olmayan öğrenci vs... Bırakın artık sağ-sol, alevi-sunni, Türk-Kürt vs kavgalarını. Senelerdir bu ülkeyi zaten mânen bölmüşler, bir de fiziken bölmek için PKK 'yı musallat etmişler başımıza. Biz hâlâ; yok şunları seçelim, yok bunları tutalım, onlar daha güçlü, yok olmaz olmaz bu taraftakiler daha iyi, daha dürüst gibi yaklaşımlar içine girelim. Bu vatan elden gittiğinde yine kendi kendimize kaldığımızda anlayacağız olup biteni. Çünkü Türk 'ün, Türk 'ten başka dostu yoktur. Neyse iyi uykular Türkiye! Durmak yok uykuya devam...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder