30 Kasım 2012 Cuma

Hayat

 



















Bir ruh girdi bedene.
Fidan oldu, yeşerdi ve soldu.
Hayat...
Ve ben öldüm;
Bedenim cansız yatıyor yerde.
Derinlerde, çok derinde küçük bir kıpırtı büyüyor sessizce.
Gittikçe büyüyor, fırtınalar kopuyor bedenimde.
Ruhum çıkıyordu bedenimden;
Sessiz çığlıklar atıyordum durmadan.
Fayda yok, bıraktım artık tırnağımın ucunu...
Karanlıktan çıktım, nurâni yola!
Karşımda bir vadi ve köprü...
Arkamdan itiyorlardı sanki beni bu köprüye.
Kıldan daha ince, demirden daha sert...
Atladım köprüye, geçmeye çalıştım.
Aşağıdan buharlar geliyordu...
Korktum düşmekten.
Ama insani duygulardan arınmıştım.
Korkunun ecele faydası yok.
Düştüm, düşeceğim dedim.
Köprünün sonuna gelmişim.
Bir adım da geçtim.
Arkama baktım,
Ucunu göremediğim köprü iki adımlık...
Şaşırdım, devam ettim.
Önümde bir kaynak...
Kana kana içtim.
Bildim, zem zem.
Şaşkınlığımı aldı bir an.
Karşımda nurlu bir yol;
Ötede Cennet...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder