8 Şubat 2020 Cumartesi

Tek Dert



' Bu kadar hassas olma ' deme bana,
Benim pencerelerim hep çatlaktır.
' Neden çatlaktır? ' diye, sorma bana:
Senden önce yaşanmışlıklardandır.

En küçük şeylere hep ağlarım ben,
Haksızlığa durmadan küfrettim ben,
Bir İki damla gözyaşı görürsen;
Bunların kaynağı hep vicdandandır.

Gönül kırmaksızın kırıldın mı hiç?
Suçsuz hâlde iken suçlandın mı hiç?
Hep doğruyu söylemek, olur mu güç!
Benim başıma gelen, hep, ondandır.

Sevilmek dileği, ne yapsın Murat?
Tek arzusu, tek isteği, bitmeden hayat...
Bilmez suçun, dürüstlük mü kabahat?
İnan, hepsi bende hassaslıktandır.


9 Şubat 2020



20 Ocak 2020 Pazartesi



Sorgulamayı bilmeden öğrendiğin şey, seni bilgili yapar. 

Ama o bilgiyi sorgulamazsan; 

Seni o bilginin cahili ve kölesi yapar.




14 Ocak 2020 Salı

Bir Nâzım Geçti



İyi ki doğdun, iyi ki varsın üstat

Yattığın yer nur olsun, mekânın cennet

Mahlasın Nâzım olsun, sonunsa Hikmet

Şiire yârsın, memleketine vuslat


30 Aralık 2019 Pazartesi

Yürek Yarası



Of diyorum bir şiir okuyunca 
Gözlerimden birer damla düşüyor, 
Sen olsan da, sevsen de beni 
Yokluğunun izleri bu gözümden düşen yaşlar
Yazdığım şiirlerden daha ağır gelip, daha acı veriyor yüreğime 
Sensizliğin acısı bu canım, şiirin değil
Bu nasıl bir sevgidir ya Rab? Bu nasıl bir ızdırap?
Sabah seninle kalkıp, gece seninle yatar oldum,
Günümü senin bıraktığın hatıralarla ördüm
Geleceğin gün belli olsa sayacağım "Sayılı gün çabuk geçer." diye 
Teselli edeceğim, avutacağım yüreğimi kandırabilirsem 
Ama o da belli değil
Haykırmak istiyorum Dünya'ya:
Neden aynı havayı soluyup baş başa olamadığımızı...
Neden aynı güneşin altında olup yan yana duramadığımızı...
Rüzgar! 
Selam olsun sana
Sana bir iki şey fısıldasam, sevdiğime üfler misin her gün onu çok sevdiğimi?
Ve Güneş!
Ne kadar ısıtabilirsinki beni, sevdiğime sarıldığımdan daha sıcak?
Ya sen Ay? 
Üstüme ne kadar verebilirsin şavkını, sevdiğim yanımda olmadan? 
Ne anlamı var hayatın bir kişi eksiksek? 
Hayat, sevdiğin olmadan nedir bitanem bizim için?
Sen, benim hayatım
Ben, senin... 



Sevginin Günlüğü



İçtim yorgunluk kahvesini
Geçtim yine masama
Aldım yine dostumu
Döktüm içimde kalanları, durmayacakları
Sevmelerimi, bende bıraktığı derin yaraları
Tadamadığım zevkleri, sevilmeleri, 
Yıllarca aradığım mutluluğu bulamamalarımı,
Haftalarca dönüşü olacağını sandığım sevmelerimin belki heba olacağını, gerek duyulmadığını,
İnsanların beklentilerimi karşılamadığını döktüm yerli yersiz,
Acı dolu yüreğimde çığlıklar sessiz, Kabullenmeyişlerim eşsiz ve geniş
Gün gebe, saat sancı, çok zor bu bekleyiş
Zorluk beklemekte değil !
Beklemek de ne iş?
Asıl zorluk senin geleceğini bilmeden bekleyiş.
Kalbimin çukurunda sensizliğin büyüttüğü tohumlar yeşerdi
Sığmıyor artık kalbime, sığmıyor bedenime
Ya sen ve ben olacağız ya da,
Ya sen olacaksın ya ben olmayacağım şu aynı oksijeni soluduğumuz atmosferde
O gül yüzün gözümün önüne perde gibi geçtiğinde
Ellerim gidiyor kıvırcık saçlarının aralarına 
Hayallerinle büyüyor içimdeki sevgi sensiz
Çünkü bu kalbe bıraktığın tohumlar yemsiz




Ona Hasret


Bilir miydin kalplerin neşesinin sevgiyle kanatlandığını?

Taşı annesi sanıp sarılır yosun, bilmez dünya farkındalığını...

Yalan, riya, nefret dolu artık kalplerde

Unutturmuş insana sevgiyi, saygıyı, kalplerin sıcakkanlığını

Kalbi ısıtanın yalnız sevgi olduğunu bilir misin?

Odunlar ısıtmaz bazen sobayı, kalbin sönükken

Kalbimi ısıtanın sen olduğunu bilir misin ey can?

Seninleyken kalbim çıkacak yerinden öyle bir heyecan!

Gözümün baktığı yer sen olsun, kulağımın duyduğu canım

Tuttuğum elin olsun, başını yasladığın yer göğsüm

Sarılacağım kişi tek sen ol, sarılacağın kişi tek ben

Ağlayacak zamanın olmasın, HEP GÜL!

Taşacak yerin olmasın kalbimde, HEP KAL!


Platonik Aşk




Önce olacak gibi olur, hatta biraz olur umutlanırsın, 
Ama anladım ki sadece bana olmuş. 
Ne yaparsın? Olan olmuş...
Taş mı başayım evladını kaybetmiş ana gibi yüreğime?
Onu da beceremem diyeceğim ama 
Ezdiğin toprak olmuşum taş da bir şey mi?


Sevmek




Sevmek acı verir hissedebilir misin?
Sevmek yürek ister bilir misin?
Sevmek dünyayı onun için unutmaktır göze alabilir misin?
Sevmek karşılıksızdır becerebilir misin?
Sevmek tek bedende iki olmaktır yapabilir misin? 
Ve sevmek acı verse de sevmeye devam etmektir sevebilir misin?


Bitti




Ne anlar eşek hoş laftan
Ne anlar sevmeyen aşktan
Zoruna gitmesin bitanesi
Olmaz olsun yeni baştan
Anlamazsın anlayamazsın
Okuyup anladığını sanarsın
Şiiri okuyan, yazıyı yazan bilir
Gidince arkamdan ağlarsın
Gül desem diken dersin
İnan desem güven dersin
Benim için gelmedikten sonra
Kal desem giden sensin
Sevmeseydin sever miydim?
Sevmeyecektin oyun muydum?
Murat gibi sadık biri
Ömrü billah bulur muydun?
Aman aman kalsın sözler
Bıktım artık daha neler
Kalbimin de bir sabrı var
Yeter artık ulan yeter


Yolculuk


Bir kitap olsam cilt cilt;
Okunsam okunsam bitmesem
Bir yazı olsam içinde;
Virgüller sayesinde noktalar renklense
Bir şiir olsam şairde;
Sevgiyi kafiyeyle anlatsam
Bir kıt'a olsam içinde;
Şiir yazmaya tövbe etse
Bir dünya olsam insanda;
Döne döne kalbe ulaşsam
Bir pıhtı olsam kanında;
Tüm bedene hayat katsam
Bir heybe olsam hamalda;
Bükülene dek yük alsam
Bir dert olsam sırtında;
Ah düşünse de sabretse



Samanyolu Halifesi




Yine dert küpü oldum, daima güz
Bitmiyor gardaş hüzün, gülmüyor yüz
Eşim, dostum, akrabam kutuplaşmış
Sistem mi eğri, yoksa dünya mı düz?

El bağlı, kol bağlı oturmaktayız
Sükut hayâl oldu, bağırmaktayız
Hukuka, tüzüğe güven kalmamış
Sorsan; elhamdülillâh müslümanız

Ahlar geldi, vahlar gitti, lüzumsuz
Ben gerekeni yaparım, sözüm söz
Bitmiyorsa eğer iki yaz, bir kış
Yönetendir eğri olan, düpedüz



Atatürk Düşmanlarına




Ne baharı kaldı ülkemin, ne yazı, ne güzü, ne de kışı
Ne kara kışlar gördü bu toprak; mermiler sanki yere yağdı

Yağsa da mermiler, denize döküldü işgale gelen düşman!
Ama içimizdeki düşman, bu durumdan neden hâlâ pişman?

Pişmanlık Atatürkse, eğilir onun önünde bütün dünya!
Amerika, Avrupa, Afrika, Okyanusya, İskandinavya...

'Atatürk gibi düşün' sözü bile varsa sövdüğün gâvurda;
Sen arasan da bulamazsın rahmeti, duvardaki Kur-an'da!


Rakı Sevdası



Bir masada kadeh tokuşturmayı bilenlerin olması kâfidir edepte

Edep dediğin büyüğü dinlemektir tokuşturunca kadehi sükûnette

Derdim değil olmak ehl-i keyf amma

Ben içmeden de mest olur, görünce refik-i âlâyı muhâcerette

                              *
                           * * *
                         * * * * *
                           * * *
                              *

Olsun varsın bir iki tek içtik diye rakının günâhı

Ama olmazsa olmazdır bir büyüğün gölgesindeki muhabbetin sevâbı

Dert etme bu kadar, dertten büyük Allah var

İçmesini bilenin değil korkusu, Allah sevgisi var



Üç Soru Tek Cevap




En güzel çiçek ne diye sordular
Hiç koparılmamış, henüz bir kadından geri çevrilmemiş olan dedim
Güldüler
Gülerler, gülsünler
Onlar bilmezler çiçeğin boyun büktüğünü
Bilmezler çiçeği; anası topraktan, sevdası güneşten ayırdıklarını
Gülsünler
Dünyanın en zor şeyi ne diye sordular
Sevdiğin tarafından sevilmek dedim
Zor olan şey bu mu deyip güldüler
Gülsünler
Onlar bilmezler sevginin bükülmediğini
Bilmezler sevginin, yalnız sevgiye aç kaldığını
Gülsünler
Sevmek nedir diye sordular
Bir bedende iki olmak dedim
Anlamadılar
Güldüm



Ne Oluyor Bana


Hiç tanımadığın birini kıskanıyorsan
Gözlerini kapattığında bile onu görüyorsan
Uyumak için bile göz göze gelmekten korkuyorsan
Söyle nedir bu, neyin alameti?

Tanımadığın birine yaklaşınca kalp ritmin artıyorsa
Maraton koşmuş gibi nefes nefese kalıyorsan
Sesin dudakların titriyor, dizlerinin bağı çözülüyorsa
Bilmem, sen söyle, bu neyin işareti?

Tanımadığın biri için hayatın artık spontane bir hâl aldıysa
Karanlık bile o gözün ışığıyla aydınlanıyorsa
Hayatının tek problemi şu 3 kıtânın 4. mısralarındaki sorunun cevabı olduysa
Bilmem, söyle yeterki, nedir bu bendeki?