Sanmayın eğleniyorum, geziyorum, günümü gün ediyorum!
Bir elim işte, diğer elim internette haberleri takip ediyorum.
Birçok kişinin nazarı üzerimde dayanamıyorum.
Beni böyle bilin, tanıyın isterim,
Ben, yurduma alçakları uğratmayanlardanım.
Hortumcuların, hırsızların, şerefsizlerin, hak yiyenlerin hep karşısındayım.
Hele memleketin durumu bu haldeyken sanmayın bilmiyorum, Lice'yi, Soma'yı, Aktütün'ü, Şemdinli'yi, Yüksekova'yı...
Nasip olmadı şehitlik şerbeti bu toprak ve millet uğruna.
Olmasın, bu da dert değil. Tarafım belli, düşüncelerim gayet net.
Ne paradan, ne de sahiplerinin gücünden korkum var.
Ben çekeceğim her acıya dünden razıyken kim korkutabilir beni Allah varken yanımda.
Bilmezler içimdeki gücün nerden geldiğini,
Düşüncelerim ters gelir kimine, kimi zaman çoğuna.
Bırakın düşüncelerimin kurbanı ben olayım.
Bazı insanlar konuşarak rahatlar, bense dinleyerek ve yazarak.
Dinlemekten kastım sadece insanlar değil.
Ben herşeyi dinlerim, doğa sanki bana emanettir, bekçisiyim.
Dalga geçin, sessizliğin sesini hepinizden iyi bilirim.
Çünkü sessizlik bile bana göremediğim şeylerin varlığını anlatır.
Sessizlik öyle güzel konuşurki, anlamak için sabır gerekir.
Saygı duymazsan ne senle konuşur, ne de varlığından haberin olur.
İşte ben böyle biriyim,
Kalabalığın içinde ama yalnız.
Birçok kişi beni insanlarla yan yana görür.
İşte! O ben değil, silüetim.
Beni görmek isterseniz; dilenciye, yoksula, muhtaca gidin.
Ben onlarla birlikteyim.
Benimle konuşmak isterseniz doğaya gidin;
Ağaçlara, hayvanlara, mezarda yatanlara selam verin.
Kiminiz bilmez ama onlar selamı geri çevirmezler.
Beni karıncaya, örümceğe sorun. Nerde olduğumu gösterirler. Ama önce birkaç defa onlara yol verin.
Beni uzaklarda aramayın.
Dedim ya, ben çok yakınınızdayım.
Bir elim işte, diğer elim internette haberleri takip ediyorum.
Birçok kişinin nazarı üzerimde dayanamıyorum.
Beni böyle bilin, tanıyın isterim,
Ben, yurduma alçakları uğratmayanlardanım.
Hortumcuların, hırsızların, şerefsizlerin, hak yiyenlerin hep karşısındayım.
Hele memleketin durumu bu haldeyken sanmayın bilmiyorum, Lice'yi, Soma'yı, Aktütün'ü, Şemdinli'yi, Yüksekova'yı...
Nasip olmadı şehitlik şerbeti bu toprak ve millet uğruna.
Olmasın, bu da dert değil. Tarafım belli, düşüncelerim gayet net.
Ne paradan, ne de sahiplerinin gücünden korkum var.
Ben çekeceğim her acıya dünden razıyken kim korkutabilir beni Allah varken yanımda.
Bilmezler içimdeki gücün nerden geldiğini,
Düşüncelerim ters gelir kimine, kimi zaman çoğuna.
Bırakın düşüncelerimin kurbanı ben olayım.
Bazı insanlar konuşarak rahatlar, bense dinleyerek ve yazarak.
Dinlemekten kastım sadece insanlar değil.
Ben herşeyi dinlerim, doğa sanki bana emanettir, bekçisiyim.
Dalga geçin, sessizliğin sesini hepinizden iyi bilirim.
Çünkü sessizlik bile bana göremediğim şeylerin varlığını anlatır.
Sessizlik öyle güzel konuşurki, anlamak için sabır gerekir.
Saygı duymazsan ne senle konuşur, ne de varlığından haberin olur.
İşte ben böyle biriyim,
Kalabalığın içinde ama yalnız.
Birçok kişi beni insanlarla yan yana görür.
İşte! O ben değil, silüetim.
Beni görmek isterseniz; dilenciye, yoksula, muhtaca gidin.
Ben onlarla birlikteyim.
Benimle konuşmak isterseniz doğaya gidin;
Ağaçlara, hayvanlara, mezarda yatanlara selam verin.
Kiminiz bilmez ama onlar selamı geri çevirmezler.
Beni karıncaya, örümceğe sorun. Nerde olduğumu gösterirler. Ama önce birkaç defa onlara yol verin.
Beni uzaklarda aramayın.
Dedim ya, ben çok yakınınızdayım.