13 Aralık 2012 Perşembe

Para


Elektrik para, su para, benzin para, gıda para, temizlik para, alın teri para, çalışmak para, dostluk para, eğlenmek para, iletişim para, ulaşım para, üretim para, herşey para…
Ara sıra gelsem de nazara, çekilsem de kenara, oynansa da oyunlar, düşsem de dara, olsa da olur, olmasa da !


9 Aralık 2012 Pazar

Sahte Yüzler


















 Cadılar bayramında mıyız bugün?
 Yoksa deli miyiz, bize bayram her gün?
 Sokakta yürüyorum, insanlara bakarak. 
 Hâl, hareket, jest, mimik ne varsa... 
 İnsanların maskelerini görünce,
 Of çekiyorum, bu nedenle çoğu sıra. 
 Sayamıyorum genelde tanıdık simâların maskelerini. 
 Çünkü çoğu zaman başka maskeyle görüyorum her hâl ve hareketini. 
 Ve sürekli soruyorum kendime, acaba bu mu kendisi diye. 
 Ve maalesef  sabredemeden görüyorum gerçek yüzünü, 
 Küçük bir iyilik yapınca kendisine. 
 Anlıyorum o zaman bu insanın ne kadar kişiliksiz olduğunu 
 Ya da küçücük bir iyiliğe, kişiliğini satabilecek kadar kişiliğe sahip olmadığını. 
 Bilmiyorki O, iyilik yaparken benim karşılık beklemediğimi.

 Yürüyorum yine aynı sokakta her gün. 
 Çünkü her sokak benim için aynı her gün. 
 Değişen, sadece gerçek yüzlerin önüne giyilmiş maskeler. 
 Değişmeyense maskelerin arkasındaki yüzler. 
 Genellikle canımı sıkıyor böyle insanlar. 
 Hatta her zaman, istemediğim anda istemediğim sözler. 
 
 Alışıyorum galiba bu arkası kesilmeyen yüzlere. 
 Zaman zaman da olsa bakıyorum çünkü;
 Çocukların o tertemiz yüzüne. 
 Bazen maskelerden sıkıldığımda da gidiyorum bir parka; 
 Oynayan çocukları izlemeye. 
 Çünkü hepsi tertemiz, hepsi saklayamadığı ilk yüzü üzerinde. 
 Tabii bazen yanlarında âkil olan ablaları, abileri...
 Onlar da maske takmayı öğrenmeye başlıyorlar yeni yeni . 
 Çoğu zaman takıyorlar; bazısı kırık, bazısı çatlak maskeler, 
 Kimisi de taktığı maskenin ne işe yaradığından bihaber. 
 Dünyanın kuralı mı yoksa toplum mu itiyor bu durumu?
 Toplum da itiyor olsa, dünya kuralı da olsa ne keder!